PAYLAŞ

Avrupai çehresiyle gözde bir şehir olan Kiev, onuncu yüzyılda Hristiyanlığın resmi din oluşuyla ilk Slav kilise ve manastırlarının kurulduğu, azizler şehri unvanını almış ve o tarihten bu ana da Doğu Slav uygarlığının beşiği sayılan bir yerleşim. On birinci yüzyılda, dini, sanatsal ve ticari anlamda Constantinople ile rekabet eder hale gelen ve Sovyetler Birliği döneminde de, Moskova ve Saint-Petersburg’tan sonra ülkenin üçüncü büyük şehri olan Kiev’de, bu dönemden kalma dünyanın en büyük metrolarından biri olan Kiev metrosu yer alıyor.

Avrupai Çehresiyle Gözde Bir Şehir: Kiev

Bakımlı ve tertemiz sokakları, metro ve tramvay hattı ile toplu taşıma araçlarıyla ulaşımın son derece rahat ve pratik olduğu kentin, oldukça Avrupai bir yaşam tarzı olduğu gözünüzden kaçmayacak. Zira kadınları çalışırken, kentin hemen her yerde görmeniz ve pek çok turist gibi şaşkınlık yaşamanız mümkün.

Geniş caddeleri, şık mimarisi ve Saint Sophia Katedrali gibi görkemli yapılarıyla göz alan Kiev, çoğunluğu Ukraynalı ve Rus olmak üzere pek çok farklı kültürden vatandaşına ev sahipliği yapıyor.

Saint Sophia Katedrali Kiev

Şehrin en güzel panoramik manzarasını sunan Podil Tepesi’ne asırlık bir fünikülerle çıkabilir, buradaki çeşitli sanat çalışmalarının, resim atölyelerinin ve hediyelik eşya tezgâhlarının sıralandığı keyifli bir yürüyüş yolu olan Andriyiviski Uzviz Yokuşu’nu çıkabilirsiniz.

Kiev’de bir dağ geçidi olan ve her yıl 29 Eylül’de Nazi işgali sırasında ailelerini kaybedenlerin bir araya geldiği yer olarak bilinen Babi Yar’ı ziyaret edebilir; zamanında şehrin ana giriş kapısı olarak kullanılmış olan Altın Kapı’dan geçebilir; Canavarlı Ev’in ilginç yaratık heykellerini fotoğraflayıp eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.

Cernobil Müzesi, Kiev

1986’da yaşanan Çernobil felaketinin anısına kurulan Çernobil Müzesi ile kentin en güzel bahçelerinden biri olan Devlet Botanik Bahçesi ve Ukrayna Bilim Akademisi Botanik Bahçesi’ni gezebilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here